Deli DOlu bir zaman için tam yerindesiniz.
 
AnasayfaGaleriSSSKayıt OlGiriş yap
Hosgeldiniz
Dikey perde aç
duyuru

-----delidolu forum-----

Lütfen sitemizden yararlanmak istiyorsanız üye olunuz üyelik ücretsizdir

-----delidolu.forum-----

Istatistikler
Toplam 9 kayıtlı kullanıcımız var
Son kaydolan kullanıcımız: popüler kız

Kullanıcılarımız toplam 53 mesaj attılar bunda 44 konu
Ana Sayfam YAp
ANA SAYFAN YAP
Arkadaşa Söyle
http://KENDİ
Flash Oyun
DeLi DoLu Flash Oyunlar
En iyi yollayıcılar
Naxdir
 
hasso042
 
qeriqelenefsane
 
bAşBeLaSı
 
enos123
 
En son konular
» Metallica müzikleri
Ptsi Kas. 24, 2008 4:48 pm tarafından Naxdir

» Slipknot müzikleri
Ptsi Kas. 24, 2008 4:43 pm tarafından Naxdir

» İstiklal Marşı Dinleyin
Ptsi Kas. 24, 2008 4:36 pm tarafından Naxdir

» Çeşit ÇEşit EFSANELER
Ptsi Kas. 24, 2008 4:26 pm tarafından Naxdir

» Msn Paketleri! - En iyi 10 msn Eklentisi !!
Ptsi Kas. 24, 2008 2:56 pm tarafından Naxdir

» Metin2 videoları
Ptsi Kas. 17, 2008 2:10 pm tarafından Naxdir

» İstanbul Kıyamet Vakti videoları ikv videoları
Ptsi Kas. 17, 2008 1:58 pm tarafından Naxdir

» İstiklal marşımızın tarihi
Ptsi Kas. 17, 2008 6:59 am tarafından Naxdir

» Komik karikatürler!
Ptsi Kas. 17, 2008 6:55 am tarafından Naxdir


Paylaş | 
 

 Çeşit ÇEşit EFSANELER

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Naxdir
Admin


Mesaj Sayısı : 29
Yaş : 21
Nerden : izmir
İş/Hobiler : Webtasarım
Lakap : NaXDiR
Profil : 0
Rep :
1 / 1001 / 100

Kayıt tarihi : 06/11/08

rep sistemi
Aktiflik:
999999999999/999999999999  (999999999999/999999999999)
Başarı Puanı :
999999999999/999999999999  (999999999999/999999999999)
Güçlülük:
999999999999/999999999999  (999999999999/999999999999)

MesajKonu: Çeşit ÇEşit EFSANELER   Ptsi Kas. 24, 2008 4:26 pm

ÇAYDA ÇIRA EFSANESİ
vakti zamanında harputta iki genç birbirlerine
aşık olurlar. her gece gizlice buluşurlar. Kız bir çıra yakar böylece
delikanlı aralarına giren dereye atlar kızın yaktığı çıra ile yönünü
bularak kıyıya yüzer ve orada buluşurlar. Bir gün kızın babası bunu
farkeder ve tam delikanlı suya atlayınca çırayı söndürür . genç yolunu
bulamaz çırpınarak boğulur bunun üzerine kız da kendini dereye atar.
Köyün sakinleri çıralarla gençleri arar ama cesetlerini bile bulamazlar



ÇAYDA ÇIRA EFSANESİ 2
Uluova'yı ortadan ikiye ayıran Harınget
çayının kıyısındaki köyde köyün ileri gelenlerinden biri oğlunu
evlendirir. şenlikler, çalgılar yemekler her şey yerindedir .DÜğünün
son gününe kadar her şey iyidir hava güzeldir mehtap vardır.Ama birden
ay tutulur her yer karanlığa bürünür. misafirler bunu uğursuzluk
sayarlar ancak damadın annesi Pembe Ana uğursuzluğa inat birden ortaya
atılır ne kadar mum varsa toplatıp tabaklara dizer oradakilerin
ellerine verir kendisi de başa geçerek mumlarla oynamaya başlar
çıraların ışığı çaya yansımış her yer ışıl ışıl olmuştur. Düğün de neşe
içinde sürer işte çayda çıra oyunu buradan çıkmıştır.



HAZAR GÖLÜ( HAMİLE DAĞ) EFSANESİ
çok eskilerde buralarda
yaşayan hamile bir kadın varmış. Dönem kıtlık devri kadın bir köye
gitmiş mis gibi ekmek kokuları çarpmış burnuna.dayanamamış oradki
evlerden ekmek istemiş ama çok cimri olan bu köy halkı ekmek vermemiş
bunun üzerine kadın elini evlerin eşiğine koyup "inşallah bu köy su
keser ben de taş keserim" diye beddua edince allah duasını kabul eder
ve köy sular altında kalır. kadında dağa dönüşür. hazar baba olarak da
bilinen bu dağ elazığ'ın her yerinden görünürve gerçektende saçları
yüzü karnı ayakları hatta elbisesininkırışıklarıyla tam bir kadın
görünümündedir .Batık şehir hakkında da çalışmalar yapılmaktadır sular
çekilince zaman zaman şehir ortaya çıkar EVLİYA ÇELEBİ buranın
ticaretle uğraşan gayri müslim bir köy olduğu ve kilisesinde
mumyalanmış bir eşek olduğunu eserinde belirtmiştir.



SÜT KALESİ
Harput'un simgesi olan bu kalenin efsanesi şöyle anlatılır:
çok
eski zamanlarda bu topraklarda çok zengin bir hükümdar hüküm sürermiş.
Koyun ve keçileri öyle bolmuş ki sütlerini tüm halka dağıtır yine
bitiremezlermiş. hükümdar harput'un en yüksek ucuna bir kale yaptırmaya
karar verir ama şans bu ya kıtlık olur. içmeye su zor bulunur. bunun
üzerine kaleyi yapmaya kararlı hükümdar çobanlarına emreder tüm sütler
kaleye getirilir ve harcı sütle hazırlayarak kaleyi bitirirler bu
yüzden kalenin beyaz ve dayanıklı olduğu söylenir. bir inanışa göre
kalenin dehlizlerinden birinde tavana bir kılla bağlanmış gügüm vardır
o düşene kadar kale ayakta kalacaktır.




SÜT KALESİ 2
Süt kalesinin dehlizlerinden birinde hazineler
içinde bir altın taht üstünde güzel bir kız uyurmuş yılda bir uyanır ve
sorarmış:
-Süt kalesi yıkıldı mı
-Dere hamamı yıkıldı mı
- Katır kuzuladı mı
bu sesi Harputta bazı kimseler duyarmış rivayete göre bunlar gerçekleşirse kıyamet kopacakmış


ORDU-Gelin Kayaları Efsanesi

Melet
Irmağına doğru inen sarp tepenin, ormanlarla örtülü yamacında çok fakir
ve yaşlı biri varmış. Melet, kenarındaki değirmenlere gidemeyen
köylülerin zahralarını avlusundaki ufak dibek taşında öğütür, geçimini
bu suretle sağlarmış. Bazı rivayetlere göre. bu öğütücü bir kişi
tarafından döndürülebilen, çevre halkının "El Değirmeni" dediği cinsten
bir taş değirmeni imiş. Günün birinde, yaşlı değirmencinin kızını,
uzaktan bir köyden bir gence istemişler. Hayırlısı olsun, deyip
evlendirmişler. Çeyiz olarak, elinde, avcunda ne varsa kızına vermiş.
Düğüncüler, gelinin eşyalarını atlara yükleyip, oğlan, evine doğru yola
çıkacakları zaman, gelin etrafı söyle bir süzmüş. Avlunun bir kenarında
duran babasının ekmek teknesine, kendini bugünlere getiren el
değirmenine gözlerini dikmiş,

Kızının bu halini güren babası, yanına yaklaşmış:

- "Kızım, değirmen tası bizde kalsın."

diyecek olmuş. Düğün alayının ileri gelenleri durumu kavramışlar.

İçlerinden biri:

- Emmi veriver şu değirmen taşını kızınada, biz de yola düzülelim.

Yaşlı baba:

- Olmaz, o bana lâzım.

Onunla geride kalan çoluk çocuğumun nafakasını sağlayacağım, veremem, diyerek karşı koymuş.

O sırada, yeni gelin :

- Babam benden bir taşı esirgiyor. Ben de onsuz gelin gitmem. Diyerek boynunu büküp, oturuvermiş kapının önüne.

Düğüncüler
yaşlı babanın geçimini nasıl sağladığını bilmediklerinden, bu
değirmenin aile için ne derece kıymetli olduğunu kavrayamamışlar., işi,
basit bir "gelin eşyası" bir taş olarak görmüşler, içlerinden biri:

-
Hadi, emmi bu kadar da nekeslik etme. Alt tarafı iki taş parçası
bunun... insan kızından bunları esirger mi?.. Bak, o da yurt-yuva
sahibi oluyor. Yolumuz uzun, bekletme bizi., diyerek, değirmen taşlarnı
omuzlayıp, yanındaki hayvana yüklemişler. Zavallı baba, bu durum
karşısında ısrarın faydasızlığını anlayarak, boynunu bükmüş. Kendisinin
nekes tanınmasına mı, o yaşlı haliyle çoluk - çocuğuna değirmensiz
nasıl bakacağına mı üzülsün?. Kala kalmış, ortalıkta. O sırada, önde
davul - zurna, arkada at sırtında gelin; köylüler, eşya yüklü atlarla
düğün alayı, dimdik sırta doğru yola koyulmuşlar. Yaşlı gözlerle
kafileyi izleyen babanın tâ... yüreğinin derinliklerinden bir tel
kopmuş sanki... Derin bir ah... çekli, aklıyla mı, gönlüyle mi,
bilinmez seslenivermiş, davullu alayının ardından:

-Bir taşı bize çok görenleri Allah ne etsin... Hepiniz taş olun taş.

Ertesi
gün, karşı tepelerden be geçeye bakanlar, Melet ırmağına doğru inen dik
bir yamacın, bıçak gibi çıkıntılı bir kısmında, acayip şekilli kayalar
görmüşler. Daha düne kadar ormanlık olan bu yamaçta kayaların
bulunuşundan ziyade, görünüşleri onların şaşkınlığa düşürmüş. Çümkü, bu
kayalar sanki bir kafilenin heykelleşmiş şekline benziyormuş. Atıyla
yaylısıyla, dzvullu - zurnalı bir gelin alayının tıpkısıymış. Yılların
yağmuru, karı ve fırtınalarına rağmen, bozulmayan şekilleriyle
günümüzde dahi görenleri şaşkınlığa düşüren bu kayaların etrafı koyu
bir yeşillikle çevrilmiştir. Yılların yağmuru, karı ve fırtınalarına
rağmen, bozulmayan bu kayaların etrafı koyu bir yeşillikle
çevrilmiştir.











window.google_render_ad();






ULU CAMİ MİNARESİ VE KARADUT AĞACI
Ulu camii bahçesinde bir
kandil akşamı iki arkadaş oturmaktadır. Bazı sesler duyan arkadaşlardan
biri şöyle der korkuyla: caminin bahçesinde mihrabın hemen önünde
bulunan dut eğacı eğilip kalkıyor secde ediyor.
Diğer arkadaş
hayretle: ben de minareyi eğilip kalkarken gördüm der. iki arkadaş
korku içinde oradan uzaklaşırlar ancak sırları ortaya çıkan minare ve
ağaç eğik secde halinde kalırrlar.
Minare sonradan onarılsa da
yine eğilmiştir gelip eğik minareyi ve karadut ağacını ziyaret
edebilirsiniz arkadaşlar hadi şimdi siz de kendi memleketinizin
efsanelerini bizimle paylaşın...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://delidolu.forummum.com
 
Çeşit ÇEşit EFSANELER
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
d乇レidoレu :: (¯`·._.··._.·´¯)Geçmiş Ve Şimdi(¯`·._.··._.·´¯) :: Efsaneler-
Buraya geçin: